Boşanma Avukatı

Or Hukuk ve Danışmanlık Ofisi – boşanma avukatı olarak bu yazımızda boşanma davasında manevi tazminat konusu işlenmiştir.

Boşanma davasında manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para istemesidir.

Manevi tazminat, cezalandırma amacına ya da mülkiyette eksilmenin telafisi amacına yönelik değildir. Yalnızca ruhî dengenin onarılması amacını taşımalıdır. Manevi Tazminatın Şartları Kişilik Haklarına Saldırı

Kanunda manevi tazminata hükmetmenin şartı olarak sadece kişilik hakkının saldırıya uğramış olması yeterli görülmüştür. Hükümde geçen şahsi menfaatten maksat ise şahsiyet haklarıdır. Şahsiyet hakları şahsın hukuk düzeni tarafından korunan ahlaki ve hukuki değerlerinden oluşan şahsiyet değerleridir. Sınırlı olarak kanun metninde sayılmayan ve somut olaya göre hakim tarafından tespit edilerek değerlendirilecek haklardır. Hayat, beden bütünlüğü, sağlık, onur itibar, hürriyetler, özel hayatı ve benzeri.

Manevi tazminatı düzenleyen BK m. 49’da ise “ağır bir surette” tecavüz şartı yoktur. Hâkim boşanmaya yol açan hadiselerin mahiyeti, kusursuz eşin duyduğu ıztırabı, olayların ruhi sıkıntı verip vermediğini, ruhî dengesini sarsıp sarsmadığını, ahlaki değerlerinin tahrip olup olmadığını, hukuki değerlerinin tecavüze uğrayıp uğramadığını gözeterek ne şekilde manevi zararın oluşturduğunu gerekçesinde belirtir.

Zina, sadakat ihlali, cana kast ve onur kırıcı davranış, yüz kızartıcı suçlar, haysiyetle bağdaşmayan alışkanlıklar, hakaret, şiddet, aile sırlarının ifşa edilmesi, kocanın cinsi zayıflığı ile eşin kızlığının izale edilememesi gibi hallerde maneviyata yönelik tecavüz bulunduğu uygulamada kabul edilmektedir.

Eşlerin birlikte yaşama ve birbirlerine yardımcı olmak görevlerinin ihlali kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Onur kırıcı davranışlar, kötü davranış, suç işlemek, dolayısıyla eşi toplum huzurunda mahcup duruma düşürmek şüpheye yer bırakmaksızın manevi tazminatı gerektirir. Manevi Bir Zararın Doğması

Manevi tazminata hükmedilmesi için boşanmaya sebep olan hadiselerin diğer eşin maneviyatına ağır şekilde tecavüz etmeli; maneviyatında objektif şekilde eksiklik görülmelidir. Bu durum, kusurlu eşin davranışı sebebiyle; onurun kırılması, derin üzüntü, ızdırap, moral çöküntüsü şeklinde ortaya çıkan durumdur. Kusurlu eşin onur kırıcı davranışına aldırmamak, görmezlikten gelme tutumu içine girmek kusurlu eşin davranışını zımnen kabul, hatta affetmek olur. Böyle hallerde maneviyatta objektif eksilmeler meydana geldiği ileri sürülemez.

Sadece boşanma, manevi tazminata gerekçe olamaz. Zira kanun metni “boşanmaya sebep olan olaylalar yüzünden” ibaresini kullanmaktadır. Bu olaylarda şahsiyet değerlerine yönelen ve acı, ızdırap, moral çöküntüsü veren davranışlar manevi tazminata konu olabilecektir. Aksi halde bütün boşanmalarda manevi tazminat söz konusu olur ki bu da adalet ilkesiyle bağdaşmaz. Tazminat Talep Edilen Eşin Kusurlu Olması

Manevi tazminat talep eden eşin kişilik hakkının saldırıya uğramasından söz etmektedir. Davranışın kusurlu olmasından ise söz edilmemektedir. Ancak, burada kusur sorumluluğu mevcuttur. Boşanmaya sebep olan hadiseler eşlerden birine manen zarar verebilir. Yine boşanmaya sebep olan hadiseler eşlerin kişilik değerlerini zedeleyebilir.

Eşlerin kusuru bulunmayan hallerde de boşanma gerçekleşmiş olabilir. Ancak eşlerin iradeleri dışında gelişmeler meydana geldiğinden bu gibi boşanmalarda manevi tazminata hükmedilmez.