kayasonalp

Mikado Kayısı

Mikado kayısı çok erkenci kendine verimli bir kayısı çeşididir.Sezondaki ilk kayısıdır.

Tadı iyi ve dengelidir. Meyve boyutu iri ve yuvarlak şekildedir.

İspanya, Murcia’da bulunan PSB’nin çeşit geliştirme programından ortaya çıkmıştır.

Güçlü bir büyümeye sahiptir ve ağacın davranışı yarı açıktır. Çiçeklenme Colorado çeşidinden 5 gün önce başlar ve yüksek kaliteli kaliteli çiçeklerle zengindir.

Üretimi çok yüksek. Özellikle “İspanyol Çalı” sisteminde (2.5 x 5 metrelik dikim mesafeleri ve 2.5 metreden fazla ağaç yüksekliği) oluşturulduğunda verim hektar başına 30 tonu aşabilir.

Meyve iyi boyutta ve küresel şekildedir. Etin sıkılığı çok iyidir .Meyvenin rengi, cildin büyük bir yüzeyinde kırmızı bir allık ile turuncu renktedir. Tadı iyi ve dengeli kabul edilir.

Mikado kayısının özellikleri aşağıdaki gibidir;

ISLAHÇI : PSB Produccion Vegetal

ÇİÇEKLENME : Erken çiçeklenir.

AĞAÇ : Güçlü, yarı yayvan gelişen bir ağaç yapısı vardır. Oldukça verimlidir.

MEYVE : Yuvarlak şekilli, basık, turuncu zemin üzerine kırmızı yanaklıdır. Çatlama hassasiyeti göstermez. Oldukça dayanıklı bir meyve yapısı vardır. Dengeli bir tadı vardır ve lezzetlidir.

OLGUNLAŞMA : 23 Nisan (Adana)– 3 Mayıs İzmir

TOZLAYICILARI: Kendine verimlidir.

Parlar Fidan ürünleri için mikado kayısı sayfasına bakabilirsiniz.

Boşanma Avukatı

Or Hukuk ve Danışmanlık Ofisi – boşanma avukatı olarak bu yazımızda boşanma davasında manevi tazminat konusu işlenmiştir.

Boşanma davasında manevi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para istemesidir.

Manevi tazminat, cezalandırma amacına ya da mülkiyette eksilmenin telafisi amacına yönelik değildir. Yalnızca ruhî dengenin onarılması amacını taşımalıdır. Manevi Tazminatın Şartları Kişilik Haklarına Saldırı

Kanunda manevi tazminata hükmetmenin şartı olarak sadece kişilik hakkının saldırıya uğramış olması yeterli görülmüştür. Hükümde geçen şahsi menfaatten maksat ise şahsiyet haklarıdır. Şahsiyet hakları şahsın hukuk düzeni tarafından korunan ahlaki ve hukuki değerlerinden oluşan şahsiyet değerleridir. Sınırlı olarak kanun metninde sayılmayan ve somut olaya göre hakim tarafından tespit edilerek değerlendirilecek haklardır. Hayat, beden bütünlüğü, sağlık, onur itibar, hürriyetler, özel hayatı ve benzeri.

Manevi tazminatı düzenleyen BK m. 49’da ise “ağır bir surette” tecavüz şartı yoktur. Hâkim boşanmaya yol açan hadiselerin mahiyeti, kusursuz eşin duyduğu ıztırabı, olayların ruhi sıkıntı verip vermediğini, ruhî dengesini sarsıp sarsmadığını, ahlaki değerlerinin tahrip olup olmadığını, hukuki değerlerinin tecavüze uğrayıp uğramadığını gözeterek ne şekilde manevi zararın oluşturduğunu gerekçesinde belirtir.

Zina, sadakat ihlali, cana kast ve onur kırıcı davranış, yüz kızartıcı suçlar, haysiyetle bağdaşmayan alışkanlıklar, hakaret, şiddet, aile sırlarının ifşa edilmesi, kocanın cinsi zayıflığı ile eşin kızlığının izale edilememesi gibi hallerde maneviyata yönelik tecavüz bulunduğu uygulamada kabul edilmektedir.

Eşlerin birlikte yaşama ve birbirlerine yardımcı olmak görevlerinin ihlali kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Onur kırıcı davranışlar, kötü davranış, suç işlemek, dolayısıyla eşi toplum huzurunda mahcup duruma düşürmek şüpheye yer bırakmaksızın manevi tazminatı gerektirir. Manevi Bir Zararın Doğması

Manevi tazminata hükmedilmesi için boşanmaya sebep olan hadiselerin diğer eşin maneviyatına ağır şekilde tecavüz etmeli; maneviyatında objektif şekilde eksiklik görülmelidir. Bu durum, kusurlu eşin davranışı sebebiyle; onurun kırılması, derin üzüntü, ızdırap, moral çöküntüsü şeklinde ortaya çıkan durumdur. Kusurlu eşin onur kırıcı davranışına aldırmamak, görmezlikten gelme tutumu içine girmek kusurlu eşin davranışını zımnen kabul, hatta affetmek olur. Böyle hallerde maneviyatta objektif eksilmeler meydana geldiği ileri sürülemez.

Sadece boşanma, manevi tazminata gerekçe olamaz. Zira kanun metni “boşanmaya sebep olan olaylalar yüzünden” ibaresini kullanmaktadır. Bu olaylarda şahsiyet değerlerine yönelen ve acı, ızdırap, moral çöküntüsü veren davranışlar manevi tazminata konu olabilecektir. Aksi halde bütün boşanmalarda manevi tazminat söz konusu olur ki bu da adalet ilkesiyle bağdaşmaz. Tazminat Talep Edilen Eşin Kusurlu Olması

Manevi tazminat talep eden eşin kişilik hakkının saldırıya uğramasından söz etmektedir. Davranışın kusurlu olmasından ise söz edilmemektedir. Ancak, burada kusur sorumluluğu mevcuttur. Boşanmaya sebep olan hadiseler eşlerden birine manen zarar verebilir. Yine boşanmaya sebep olan hadiseler eşlerin kişilik değerlerini zedeleyebilir.

Eşlerin kusuru bulunmayan hallerde de boşanma gerçekleşmiş olabilir. Ancak eşlerin iradeleri dışında gelişmeler meydana geldiğinden bu gibi boşanmalarda manevi tazminata hükmedilmez.

KVKK Eğitimi

KVKK Eğitimi

Or Hukuk ve Danışmanlık olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında gereken danışmanlık ve eğitim hizmetini uzman kadromuz ile yerine getirmekteyiz.

Bu anlamda

Verbis sistemine kayıt Veri envanteri hazırlanması Önceki verilerin düzenlenmesi ve kanuna uyarlanması Kişisel veri toplama politikasının belirlenmesi Özel nitelikteki kişisel veri toplama politikasının belirlenmesi Aydınlatma metni hazırlanması Açık rıza metni hazırlanması Farkındalık eğitimleri İdari ve teknik tedbirlerin alınması Sistem ve fiziksel güvenlik önlemlerinin oluşturulması Kişisel verinin imha politikasının belirlenmesi Özel nitelikteki kişisel verinin imha politikasının belirlenmesi Denetimlerin yapılması

konularında KVKK Eğitimi ve KVKK danışmanlığı hizmeti vermekteyiz.

KVKK

KVKK — Kişisel verilerin korunması, günümüzde kişisel verilere karşı artan tehditlere karşı bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişisel veri, kişilerin kimliklerini belirlemeye imkân sağlayan her türlü bilgi olarak tanımlanmaktadır.

Günümüzde bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, idarenin sahip olduğu, gerçek ve tüzel kişilere ait söz konusu verilerin güvenliğini tehdit eder olmuştur. Dolayısıyla, idarenin edindiği her-türlü verinin güvenliğinin sağlaması hem kamu kurumları hem de özel sektör için temel bir yükümlülük biçimini almıştır.

Ülkemizde de bu konuda 2010 yılı anayasa değişikliği önemli bir rol oynamaktadır. Bununla kişisel verilerin muhafazası, tıpkı yaşama hakkı gibi, temel bir insan hakkı şeklinde Anayasanın 20.maddesinde güvence altına alınmıştır. Sonrasında 95/46/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi gibi uluslararası düzenlemeler ışığında kişisel verilerin işlenme koşulları, fertlerin aydınlatılması, bu sahayı kontrol ve tanzim edecek bir kurulun oluşturulması amacıyla veri güvenliğine ilişkin temel ilkelerin düzenlendiği 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), 07 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 16 ncı maddesi gereğince, kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) kaydolmak zorundadır. Aşağıda VERBİS sistemine son kayıt tarihleri gösterilmiştir.

Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları 30.06.2020 tarihine kadar Yurdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları 30.06.2020 tarihine kadar Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumluları 30.09.2020 tarihine kadar Kamu Kurum ve Kuruluşu veri sorumluları 31.12.2020 tarihine kadar

Verbis sistemine kayıtlarını yapmak zorundadırlar.

KVKK Eğitimi

Or Hukuk ve Danışmanlık olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında gereken danışmanlık ve eğitim hizmetini uzman kadromuz ile yerine getirmekteyiz.

Bu anlamda

Verbis sistemine kayıt Veri envanteri hazırlanması Önceki verilerin düzenlenmesi ve kanuna uyarlanması Kişisel veri toplama politikasının belirlenmesi Özel nitelikteki kişisel veri toplama politikasının belirlenmesi Aydınlatma metni hazırlanması Açık rıza metni hazırlanması Farkındalık eğitimleri İdari ve teknik tedbirlerin alınması Sistem ve fiziksel güvenlik önlemlerinin oluşturulması Kişisel verinin imha politikasının belirlenmesi Özel nitelikteki kişisel verinin imha politikasının belirlenmesi Denetimlerin yapılması

konularında KVKK eğitimi ve KVKK danışmanlığı hizmeti vermekteyiz.

SMMM Ankara

Mali Müşavir ve SMMM Ankara olarak hizmetlerine devam eden Doğan Mali Müşavirlik;

DOĞAN Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirlik, Kurumsal firmalarda Finans ve Mali İşler Müdürlüğü ile Banka Müfettişliği gibi görevlerde bulunmuş iki mali müşavir tarafından kurulmuş muhasebe ve mali müşavirlik ofisidir. Faaliyetlerimizin temeli 1989 senesine dayanmaktadır.

Başlıca verdiğimiz hizmetlerimiz arasında;

Şirket kuruluşu, Yasal defterlerin tutulması, Muhasebe sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi, Vergi ve ekonomi danışmanlığı, Finansal analiz ve raporlama ile Şirket değerleme ve raporlama

Bulunmaktadır.

Doğan Mali Müşavirlik olarak Ankara ve İstanbul ofislerimizde SMMM Ankara ve Mali Müşavir olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Kira Geliri Beyannamesi

1- Kira Beyannamesi Kimleri İlgilendirmektedir?

Kira geliri beyannamesi nin temel olarak, sahip oldukları, ev, yazlık, işyerleri gibi gayrimenkullerini kiraya verenleri ilgilendirmektedir.

2- Kiraya Verdiğim Gayrimenkullerin Beyannamesini Ne Zamana Kadar Vermeliyim?

Kira beyannamesi vermek zorunda olanlar beyannamelerini, 01 Ocak 2019–31 Aralık 2019 dönemine ait beyana tabi gayrimenkul sermaye iradı gelirleri için 1–31 Mart 2020 tarihleri arasında beyannamelerini vermeleri gerekmektedir.

3- Kira Beyannamesini Nasıl Verebilirim?

Kira Beyannamenizi;

Hazır Beyan Sistemi aracılığıyla internet ortamında, Bağlı bulunulan (ikametgâhın bulunduğu yer) vergi dairesine kâğıt ortamında, Aracılık yetkisi almış meslek mensupları aracılığıyla e-Beyanname sisteminden, verilebilir.

4- Kira Beyannamesini Vergi Dairesine Gitmeden, Kendim Verebilir miyim ?

Kira gelirinizi vergi dairesine gitmeden,

https://hazirbeyan.gib.gov.tr/#/ linkine tıklayarak,

Sisteme Giriş sekmesinden, e- devlet şifrenizle, kimlik bilgilerinizle giriş yapabilirsiniz.

Ayrıca …………… linkinden videomuzu izleyerek tüm süreci takip edebilirsiniz.

5- Kira Beyannamemi Ne Zaman Ödemeliyim?

2019 yılında elde edilen kira gelirlerine ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin,

2020 yılının Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksit olmak üzere;

Birinci taksiti, damga vergisi ile birlikte 31 Mart 2020 tarihine kadar, İkinci taksiti ise 4 Ağustos 2020 (31 Temmuz 2020 resmi tatile rastladığından) tarihine kadar, ödenmesi gerekmektedir.

6- Kiraya Verdiğim Gayrimenkul İçin Kiramı Tahsil Etmedim Beyannamede Tahsil Etmediğim Tutarları Dikkate Alacak mıyım?

Kira gelirinde gelirin elde edilmesi, tahsil esasına bağlanmıştır. Tahsil esasına göre kira gelirinin vergilendirilmesi için nakden veya ayni olarak tahsil edilmiş olması gerekmektedir.

Örnek-1: 2018 yılında tahsil edilemeyen 5 aylık kira bedeli, 2019 yılı Ocak ayında toplu olarak alınmıştır. Bu durumda 2020 yılı Mart ayında 2019 yılı için verilen kira beyannamesine 2018 yılına ait 5 aylık kira geliri de eklenecektir.

Örnek-2: 2019 yılında kiraya verilen işyeri için 3 yıllık (2019–2020–2021 yılları) kira bedeli peşin tahsil edilmiştir. Bu durumda 2020 yılı Mart ayında 2019 yılı için verilen kira beyannamesine peşin tahsil edilen 2020 ve 2021 yılları kira gelirleri de eklenmelidir.

7- Kira Beyannamesinde Giderleri İndirirken Gerçek Gider Usulü ve Götürü Gider Usulü Var? Bunlar Nedir Hangisini Seçmeliyim?

Götürü gider yöntemini seçenler, hasılatlarından %15 oranını direkt olarak indirebilirler. Kira geliri elde edip de mesken istisnasından yararlanabilecek mükellefler için götürü gider, istisna tutarı düşüldükten sonra bulunan tutar üzerinden hesaplanacaktır.

Gerçek Gider yönteminde ise, ilgili takvim yılında, kiraya verilen gayrimenkul için ödenen;

Aydınlatma, ısıtma, su ve asansör giderleri

Kiraya verilen mal ve haklara ait sigorta giderleri

Gayrimenkul ile ilgili faiz giderleri

Gayrimenkulünü kiraya verenler, kendileri kirada oturuyorlar ise kira giderlerini vb. giderleri gerçek gider yönteminde gider olarak hasılattan düşebilirler.

Eğer ki gerçek giderleriniz hasılatın %15’inin üstünde ise gerçek gider yönteminin seçilmesi mantıklıdır ancak gerçek gider yönteminde gider olarak düşülecek kalemlerde özellikli hususlar olduğundan bu gider yöntemi ile beyanname vermek için bir profesyonelden yardım alınması uygun olacaktır.

9- Çocuğumu özel okula göndermekteyim, eşim için ise yüksek lisans için ücret ödemekteyim. Bu giderleri kira beyannamemden düşebilir miyim?

Aşağıda belirtilen şekilde yapılan eğitim ve sağlık harcamaları beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilebilecektir.

Eğitim ve sağlık harcamaları Türkiye’de yapılmalıdır. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmelidir. Söz konusu harcamalar mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin olmalıdır.

“Küçük çocuk” tabiri, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dahil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları ifade etmektedir.

Örnek-3: 2019 yılında 100.000.-TL kira geliri elde edilmiştir. Mükellefin 16 yaşındaki çocuğu için ise lise eğitimi için kurumlar vergisi mükellefi özel bir eğitim kurumuna 25.000.-TL ücret ödenmiştir. Bu durumda Mükellef kira beyannamesinde,

Elde ettiği gelirin en fazla %10’unu düşebildiği için,

100.000 X %10 = 10.000.-TL

Diğer şartları da sağladığından Beyannamesinde 10.000.-TL’yi gider olarak yazılabilecektir.

Örnek-4 2019 yılında 250.000.-TL kira geliri elde edilmiştir. Mükellef 23 yaşında olan üniversite eğitimini sürdüren çocuğu için bir vakıf üniversitesine 25.000.-TL ödemiştir. Bu durumda özellikli bir durum mevcuttur. Yapılan harcama vakıf üniversitelerine yapıldığı için,

Vakıf üniversiteleri gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmadığından, yapılan harcama kira beyannamesinden gider olarak düşülememektedir.

8- Kendime, Eşime, Çocuğuma Sigorta Primlerini Kira Beyannamesinden İndirebilir miyim?

Mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50’si ile, Ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri. Sigortanın Türkiye’de kâin ve merkezi Türkiye’de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, Prim tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla Eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermemeleri halinde

Beyan edilen gelirin %15’ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla indirim konusu yapılabilir.

9- Bir gayrimenkulüm için sene içerisinde çok fazla gider yaptım ancak diğer gayrimenkullerim için çok az bir giderim var, birisi için gerçek gider diğeri için götürü gider usulünü seçebilir miyim?

Gerçek veya götürü gider yönteminin seçimi, taşınmaz malların tümü için yapılır. Bunlardan bir kısmı için gerçek gider, diğer kısmı için götürü gider yöntemi seçilemez.

10- Geçen sene beyanname verirken götürü gider usulünü seçtim, bu sene gerçek gider usulünde beyanname verebilir miyim?

Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemezler.

11- Konut Kira gelirinde belirli bir tutarın altına istisna tutarı varmış? Bu tutar ne kadardır?

Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın 2019 yılı için 5.400 TL’si gelir vergisinden istisna edilmiştir.

12- 2019 takvim yılında 5.000.-TL kira gelirim vardır. Başka bir gelirim yoktur beyanname verecek miyim?

Konut kira gelirlerinde bir yıl içerisinde elde ettiğiniz yıllık kira geliri tutarı 5.400.-TL ve altındaysa, yani örneğin tek konutunuz varsa ve aylık ortalama kira geliriniz 450.-TL ve altındaysa beyanname vermenize gerek yoktur.

12- Aynı zamanda ticari kazanca sahibim konut kira geliri istisnasından faydalanabilir miyim?

Kira gelirinin yanında ticari, zirai veya mesleki kazancını beyan etmek zorunda olanlar, 5.400 TL’lik istisnadan yararlanamazlar. Ticari geliriniz olduğundan istisnadan faydalanamazsınız.

13- 5.400.-TL kira geliri istisnasından işyeri kira gelirim için de faydalanabilir miyim?

Mesken istisnası uygulaması sadece konut olarak kiraya verilen gayrimenkullerden elde edilen gelirler için söz konusudur. İşyerleri için uygulanmaz.

14- Konut kira gelirim yanında ücret gelirim, bankada bulunan mevduatım için faiz gelirine de sahibim mesken istinası olan 5.400.-TL’den yararlanabilir miyim?

Konut kira geliriniz ile, ücret, menkul sermaye iradı (faiz) gelirinizin toplamı 2019 yılı için 148.000 TL’lik tutarı aşanlar, 5.400 TL’lik istisnadan yararlanamazlar.

15- Bir konutumuz var ve tapuda iki kişi ortak sahibiyiz? Mesken istisnasından nasıl faydalanabiliriz?

Eğer ki istisna için diğer şartları da sağlıyorsanız her iki kişi de ayrı ayrı elde ettiği kira geliri için 5.400.-TL istisnadan faydalanabilirsiniz.

16- Birden fazla evim var ve bunlardan kira geliri elde ediyorum. Mesken İstisnasından nasıl faydalanabilirim?

Konutların tümünden elde ettiğiniz kira gelirleri için toplamda 5.400.-TL tutarında istisnadan faydalanabilirsiniz. Yani konut sayınız kaç olursa olsun yalnızca bir defa istisna tutarından yararlanabilirsiniz.

16- Sadece işyeri kira gelirine sahibim, elde ettiğim işyeri kira gelirim için beyanname vermem gerekir mi?

İşyeri kira gelirleri stopaja tabi tutarlardır. İşyeri kira gelirinizin brüt tutarı yani net kira+stopaj tutarı ile varsa konut kira gelirinizin 5.400.-TL’yi aşan kısmının toplamı yıllık 40.000.-TL’yi aşanlar beyanname vermek zorundadır.

Kira geliri beyannamesi ve konuya ilişkin daha detaylı bilgi için web sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

E arşiv portal

Bu Yazımda, 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile hayatımıza giren ve adeta iş dünyasının gündeminin başına oturan, e arşiv portal (GİB Portal) ile ilgili en çok sorulan sorulara cevap bulmaya çalıştım.

1- E-Arşiv Portal uygulamasına nasıl giriş yapabilirim?

Portal uygulamasına https://earsivportal.efatura.gov.tr/intragiris.html adresinden giriş yapabilirsiniz.

2- E-Arşiv Portal uygulamasında geriye dönük fatura düzenleyebilir miyim?

Portalda geriye dönük olarak fatura düzenlemek mümkündür. Ancak vergi kanunları gereğince yasal süresi geçtikten sonra düzenlenen faturalar için cezai hükümler ile karşılaşabilirsiniz.

3-Faturamı yasal olarak kaç gün içerisinde düzenlemeliyim?

Faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 (yedi) gün içinde düzenlenmesi gerekmekte olup, 7 gün süre diğer aya geçiyorsa Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca en geç ay sonuna kadar düzenlenmesi gerekir.

4- Portaldan fatura kesmek istediğimde Kullanıcı bilgileri alanlarına girdiğiniz bilgiler kestiğiniz faturalarda kullanılacaktır ve siz bu alanı güncellememişsiniz hatası alıyorum?

İlgili hatayı aldığınızda portal ana sayfada, sırayla, modül seçiniz > e-arşiv portal > kullanıcı işlemleri > kullanıcı bilgileri sekmesine tıklayıp, daha sonra faturada görünmesini istediğiniz alanları doldurup kaydediniz. Hata vermeyecektir.

5- Fatura Düzenlenmesinde 7 (yedi) günlük süreyi geçirdim veya E-arşiv Portal’dan kesmek zorunda olduğum faturayı kağıt olarak kestim hangi cezayla karşı karşıya kalırım ?

Kanun uyarınca, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227 nci ve 231 inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için (350) Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

6- E-Arşiv Portal uygulamasını kullanmak için Mali Mühüre veya E-İmza kullanmaya ihtiyacım var mı?

E-Arşiv Portal uygulamasında bütün işlemleri, İnteraktif Vergi Dairesi kullanıcı kodunuz ve şifreniz ile yapabilirsiniz. Mali mühüre ya da e-imza kullanmaya ihtiyacınız bulunmamaktadır.

7- Kimler hangi şartta bu portaldan fatura kesmek zorundadır?

E-arşiv fatura uygulamasına dahil olmayan mükellefler, 01.01.2020 tarihinden itibaren, vergi mükelleflerine düzenleyecekleri 5.000.-TL üzeri, vergi mükellefi olmayanlara düzenleyecekleri 30.000.-TL üzeri faturaları e-arşiv portaldan düzenlemek zorundadır.

8- E-arşiv Fatura Portalı üzerinden fatura düzenliyorum. Bu halde şirketim E-Arşiv ve E-Fatura mükellefi mi oluyor?

Aksine bu uygulamalara dahil olmadığınız için portaldan fatura kesmek durumunda kalıyorsunuz. E-arşiv ve E-fatura mükellefi olmuyorsunuz.

9- Kestiğimiz faturalar otomatik olarak karşı tarafa gönderiliyor mu?

Düzenlenen faturalar alıcıya otomatik olarak gönderilmez. Dilerseniz kağıt çıktısını verebilir ya da mail ile faturalarınızı iletebilirsiniz.

10- 5.000.-TL ve 30.000.-TL tutarlarına vergiler dahil midir?

Bu tutarlara tüm vergiler (KDV vb.) dâhildir. Hesaplama yapılırken genel toplama bakılması gerekir.

11- Ocak ayında vergi mükellefine 50.000.-TL tutarında kağıt fatura düzenledim fatura geçerli midir?

07/01/2020 Salı günü akşam Saat 24:00’e kadar (Çarşamba gününe geçilmeden) düzenlediğiniz kağıt faturalar geçerlidir. Ancak bu tarihten sonra düzenlediğiniz kağıt faturalar için cezayla karşı karşıya kalabilirsiniz.

12- Vergi mükellefi olan müşterime her gün 5.000.-TL altında fatura düzenliyorum, bu faturaları E-arşiv Portal Aracılığıyla düzenlemek zorunda mıyım?

Aynı gün içerisinde, aynı kişilere düzenlenen faturalar 5.000.-TL’nin altındaysa, faturalarınızı kâğıt olarak düzenleyebilirsiniz.

13- 5.000.-TL altındaki faturalarım Portal üzerinden düzenleyebilir miyim?

İsterseniz tutarı ne olursa olsun tüm faturalarınızı e-arşiv portal aracılığıyla düzenleyebilirsiniz.

14- E-Arşiv Portal Aracılığıyla düzenleyip, imzaladığım faturayı iptal edebilir miyim?

İmzalanan faturaların iptali mümkün değildir.

15- Yanlışlıkla portal aracılığıyla 1.000.-TL fatura yerine 1.000.000.-TL fatura düzenledim ve imzaladım, iptal edemiyorum ne yapmalıyım?

Böyle bir durumda, alıcının da satıcının da yanlış kesilen faturaları işleme almaması gerekir. Yerine doğru fatura kesilerek işlem düzeltildikten sonra varsa sözleşme gibi kanıtlayıcı belgeler de saklanmalıdır. Vergi dairesine dilekçe ilde bildirim yapılması da ileride doğacak sıkıntıları bertaraf etmede son derece faydalı olabilir.

16- Faturalarda çok fazla kalem mevcuttur, portala excel ile aktarım yapabilir miyiz?

Portala excelden fatura aktarımı mümkün değildir.

17- İhracat Faturalarında Portaldan fatura düzenleme sınırı nedir?

İhracat faturalarında portal aracılığıyla fatura kesme zorunluluğu 30.000.-TL üzeridir.

18- İhracat faturası kesiyorum, banka bilgisi, ihraç kayıtlı olup olmadığı gibi bilgileri nereye girmeliyim?

Bu bilgileri Not kısmına girebilirsiniz.

19- Siteye giriş ve imzalama işlemlerinde yetkiniz yoktur, imzalama aracına erişilemedi vb. hata alıyorum ne yapmalıyım?

Bu konuda GİB tarafından alınan tavsiyede çözümler,

Mozilla firefox tarayıcısı kullanılması Tarayıcının geçmişinin sürekli temizlenmesi Bilgisayarada antivirüs programı varsa fatura kesimi sırasında devre dışı bırakılması gib.gov.tr adresinden imzalama aracının indirilmesi.

Şeklinde belirtilmiştir.

E arşiv portal ile ilgili geniş bilgiye web sitemizden ulaşabilirsiniz.

Muhasebeci

Muhasebeci ve Mali Müşavir olarak hizmetlerine devam eden Doğan Mali Müşavirlik; DOĞAN Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirlik, Kurumsal firmalarda Finans ve Mali İşler Müdürlüğü ile Banka Müfettişliği gibi görevlerde bulunmuş iki mali müşavir tarafından kurulmuş muhasebe ve mali müşavirlik ofisidir. Faaliyetlerimizin temeli 1989 senesine dayanmaktadır. Başlıca verdiğimiz hizmetlerimiz arasında; Şirket kuruluşu, Yasal defterlerin tutulması, Muhasebe sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi, Vergi ve ekonomi danışmanlığı, Finansal analiz ve raporlama ile Şirket değerleme ve raporlama

Bulunmaktadır. Doğan Mali Müşavirlik olarak Ankara ve İstanbul ofislerimizde muhasebeci ve Mali Müşavir olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Mali Müşavir

Mali Müşavir ve Muhasebeci olarak faaliyetlerine devam eden Doğan Mali Müşavirlik ofisi hakkımızda bölümüdür.

DOĞAN Serbest Muhasebe ve Mali Müşavirlik, Kurumsal firmalarda Finans ve Mali İşler Müdürlüğü, Banka Müfettişliği gibi görevlerde bulunmuş mali müşavirler tarafından kurulmuş muhasebe ve mali müşavirlik ofisleridir. Faaliyetlerimizin temeli 2001 senesine dayanmaktadır.

Şirketimiz özellikle Anonim ve Limited Şirket hukuku ve uygulamaları konusunda uzmanlaşmış olmakla birlikte, hiçbir ayrım gözetmeden en küçük işletmeden, en büyük kuruluşlara kadar hizmet vermektedir. Çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmalar ile çalışmanın tecrübesine sahiptir. Yaptığımız çalışmalara ait detaylı bilgi web sitemizde mevcuttur. Kurumsal menüsü altında referanslarımıza ulaşabilirsiniz.

Bununla birlikte değişen ve gelişen iş dünyası ve global rekabet anlayışı, şirketlerin finansal raporlama ihtiyaçlarını, finansal tabloların analizini ve finans alanında güçlü bir finansal yapı kurulması ihtiyacını deyim yerinde ise zorunlu hale getirmektedir. Finans alanında danışmanlığımız T. Halk Bankası Anonim Şirketi’nde banka müfettişliği görevinde bulunmuş mali müşavirimiz tarafından koordine edilmektedir.

Yanı sıra, ofislerimiz muhasebe ve mali müşavirlik sistemleri kurmakta, e-dönüşüm sürecinde danışmanlık ve uygulama hizmetleri vermektedir.

Hali hazırda İstanbul ve Ankara illerinde muhasebe ve mali müşavirlik ofisimiz bulunmaktadır.

Tüm mükelleflerimizi ve siz değerli iş dünyası aktörlerini saygı ile selamlar

Başarı dolu bir gelecekte buluşmayı ümit ederiz.

DOĞAN Muhasebe ve Mali Müşavirlik Ofisi hakkında detaylı bilgi için mali müşavir sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Kısa Çalışma Ödeneği

Kısa çalışma ödeneği Uygulaması Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin; Geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya, Süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, İşyerinde üç ayı aşmamak üzere (Cumhurbaşkanı kararı ile 6 aya kadar uzatılabilir.) sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır. Korona virüs (Covid-19) nedeniyle oluşan olağanüstü durum nedeniyle kısa çalışma ödeneğinin uygulanması mümkündür. Nitekim devletimizin yetkili mercileri uygulamadan yararlanılabileceği hatta uygulama şartlarının esnetilebileceğini açıklamıştır. Kısa Çalışma Kapsamında; * İşçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesi (İşçinin maaşının belirli bir oranı) * Genel Sağlık Sigortası primleri ödenmesi, hizmetleri sağlanmaktadır. İşyerinde Kısa Çalışma Uygulanabilmesi için; İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekmektedir. İşçinin Kısa Çalışma Ödeneğinden Yararlanabilmesi İçin; İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygun bulunması, İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması *Meclis Genel Kurulunda kabul edilen yasa tasarısı ile kısa çalışma ödeneğinin şartları da kolaylaştırıldı. İşverenlerin ödenekten yararlanması için öncelikle mevcut istihdamı koruması ve bu dönemde işçi çıkarmaması şartı var ayrıca 24.03.2020 tarihine kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmek için çalışanın 4 ay çalışıyor ve en az 600 gün de prim ödemiş olması gerekiyordu. Meclis’te kabul edilen yasa ile 600 gün şartı 450 güne, 120 gün şartı da 60 güne indirildi. Buna göre 2 ay çalışan ve 450 gün prim ödeyen çalışana kısa çalışma ödeneği ödenebilecek. Bu düzenleme de 30 Haziren 2020’e kadar geçerli olacak. *Yukarıda ki ifade şeklindeydi 23.03.2020 tarihli güncellemeyle yukarıdaki paragrafa dönmüştür. İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması (Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olanlar), İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması, Gerekmektedir. Kısa Çalışma Talebinde Bulunulması ve Talebin Değerlendirilmesi İşverenler, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle Kısa Çalışma Talep Formunu ve kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren listeyi doldurarak manyetik ve yazılı ortamda doldurarak kısa çalışma başvurusunda bulunulabilir. Kısa çalışma başvuruları, işçiler adına işverenler tarafından yapılır. İşçiler kısa çalışma talebinde bulunamaz. Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebeplerin varlığının işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarınca iddia edilmesi veya bu yönde kuvvetli emarenin bulunması halinde konu, İŞKUR Yönetim Kurulunca değerlendirilerek karara bağlanır. Deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar için diğer zorlayıcı sebep gerekçesiyle yapılan başvurular için Yönetim Kurulu Kararı aranmaz. Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebeplerle ilgili Yönetim Kurulunca alınmış bir karar bulunmuyorsa işverenlerce başvurular Kurum birimi tarafından reddedilir. İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygunluk tespiti tamamlandıktan sonra, kısa çalışma uygulanacak işçi listesinin değiştirilmesine ve / veya işyerinde uygulanan kısa çalışma süresinin arttırılmasına yönelik işveren talepleri, yeni başvuru olarak değerlendirilir. Yeni Tip Koronavirüs (Covid-19) Etkili Kısa Çalışma Talebinde Bulunulması ve Talebin Değerlendirilmesi, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkede tesirini gösteren yeni tip Koronavirüsün (Covid-19) olası etkileri dikkate alınarak “dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep” kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatılmıştır. Koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma talep eden işveren; buna ilişkin kanıtlarla birlikte Kısa Çalışma Talep Formu ile kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren listeyi bağlı olduğu İŞKUR biriminin elektronik posta adresine, elektronik posta göndermek suretiyle kısa çalışmaya başvuru yapabilir. Başvuruların işyerine gidilmeden de belge üzerinden hızlı bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için koronavirüsten olumsuz etkilenildiğine dayanak teşkil eden belgelerin başvuruya eklenmesi önem taşımaktadır. Gerektiğinde işverenle irtibata geçilerek ilave belgeler talep edilebilecektir. İşverenlere başvurusunun alındığı yine aynı yolla en kısa sürede bildirilecek ve başvurular uygunluk tespiti amacıyla Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gönderilecektir. Uygunluk Tespitine Yönelik Genel Bilgiler Bakanlığımız Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca alınan kararlar uyarınca, Bakanlığımız İş Müfettişlerince Kurumumuz Yönetim Kurulunca alınan Covid-19 Sebebiyle Yapılacak Kısa Çalışma Uygulaması Kararı uyarınca yapılacak uygunluk tespiti incelemelerinde aşağıdaki hususlar dikkate alınacaktır; Tüm incelemeler mahalline gidilmeksizin Rehberlik ve Teftiş Başkanlığında veya Grup Başkanlıklarında sadece ilgili başvuru evrakı ve ekleri üzerinden ve tespit tutanağı düzenlenmeksizin gerçekleştirilecektir. İnceleme sürecinde başvuru evraklarında eksiklik olduğunun değerlendirilmesi halinde, ivedilikle işverenler ile irtibata geçilerek, söz konusu eksik evrakların elektronik ortamda intikal ettirilmesi istenecek ve inceleme evrak bazında ivedilikle tamamlanacaktır. Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından faaliyeti durdurulan işyerleri ile ilgili olarak yapılan uygunluk tespiti incelemelerinde, işyerlerinin sadece bu kapsamda olup olmadığına ilişkin belgeler yeterli olacaktır. İşverenlerin yönetimsel kararları çerçevesinde faaliyeti durdurulan veya azaltılan işyerleri ile ilgili olarak yapılan uygunluk tespiti incelemelerinde ise, durumu ortaya koyacak ilgili belgeler yeterli olacaktır. Uygunluk tespitine ilişkin olarak Bakanlığımız İş Müfettişlerince rapor niteliğinde yazı düzenlenecektir. Söz konusu yazı ve ekleri, Kurumumuz İl Müdürlüklerine Kep adresi üzerinden elektronik ortamda gönderilecek olup ıslak imzalı hali ise işyerlerinin dosyasında muhafaza edilmek üzere bilahare gönderilecektir. Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından faaliyeti durdurulan işyerleri ile ilgili olarak yapılan uygunluk tespiti işlemi, Kanunda düzenlenen asgari ve azami süreler ile birlikte, idari tasarrufun süresi ile sınırlı olup idari tasarrufun sona ermesi ile kısa çalışma uygulaması da kendiliğinden sona ereceği dikkate alınmalıdır. İşverene Kısa Çalışma Talebinin Sonucunun Bildirilmesi Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerden dolayı işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu, İş Müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işverene, İŞKUR tarafından bildirilir. İşveren de durumu, işyerinde işçilerin görebileceği bir yerde ilan eder ve varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına bildirir. İlan yoluyla işçilere duyuru yapılamadığı durumlarda, kısa çalışmaya tabi işçilere yazılı bildirim yapılır. Kısa çalışma talebi uygun bulunan işveren Kurumca bildirilen sürede Kısa Çalışma Bildirim Listesini güncelleyerek gönderir. Koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma talep eden işverenlere başvurularının sonucu, elektronik posta yoluyla taleplerini gönderdikleri adrese yapılır. Talebi uygun bulunan işverenler, Kurumca bildirilen sürede Kısa Çalışma Bildirim Listesini güncelleyerek başvuru yaptıkları İŞKUR biriminin elektronik posta adresine gönderir. Kısa Çalışma Ödeneği Süresi, Miktarı ve Ödenmesi Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son oniki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının % 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının % 150’sini geçemez. Kısa çalışma ödeneği, işyerinde uygulanan haftalık çalışma süresini tamamlayacak şekilde çalışılmayan süreler için, işçinin kendisine ve aylık olarak her ayın beşinde ödenir. Ödemeler PTT Bank aracılığı ile yapılmaktadır. Ödeme tarihini öne çekmeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı yetkilidir. Kısa çalışmanın günlük, haftalık veya aylık çalışma süresi içerisinde yapılacağı zaman aralığı işyerinin gelenekleri ve işin niteliği dikkate alınarak işverence belirlenir. Kısa çalışma yapılan süreler için, kısa çalışmaya tabi tutulan işçiler adına SGK Aylık Prim ve Hizmet Belgesi ile eksik gün gerekçesi “18-Kısa Çalışma Ödeneği” olarak bildirilir. Kısa çalışma ödeneğinin süresi üç ayı aşmamak kaydıyla kısa çalışma süresi kadardır. Zorlayıcı sebeplerle işyerinde kısa çalışma yapılması halinde, ödemeler 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin (III) numaralı bendinde ve 40 ıncı maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra başlar. Bu bir haftalık süre içerisinde ücret ve prim yükümlülükleri işverene aittir. Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve Kurum tarafından ödenir. Kısa Çalışma Ödeneği Kapsamında Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsili İşverenin hatalı bilgi ve belge vermesi nedeniyle yapılan fazla ödemeler, yasal faizi ile birlikte işverenden, işçinin kusurundan kaynaklanan fazla ödemeler ise yasal faizi ile birlikte işçiden tahsil edilir. Kısa Çalışma Ödeneği Alınan Süre İçin Ödenen Primler İşçinin kısa çalışma ödeneği aldığı süre için genel sağlık sigortası primleri ödenmektedir. Söz konusu dönemde kısa ve uzun vadeli sigorta primleri aktarılmaz. Kısa Çalışmanın Erken Sona Ermesi İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi halinde durumu Kurum birimine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı işçi sendikasına ve işçilere altı işgünü önce yazılı olarak bildirmesi zorunludur. Bildirimde belirtilen tarih itibariyle kısa çalışma sona erer. Geç bildirimlere ilişkin oluşan yersiz ödemeler yasal faizi ile birlikte işverenden tahsil edilir. Kısa Çalışma Ödeneğinin Kesilmesi Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silâh altına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibariyle kısa çalışma ödeneği kesilir. İşverenin Kayıt Tutma Zorunluluğu Kısa çalışma yapan işveren, işçilerin çalışma sürelerine ilişkin kayıtları tutmak ve istenilmesi halinde ibraz etmek zorundadır.