kenanyildiz1

Kenan yıldız güncel paylaşımları

Haksız İşgal Davası

Bu makalede, genel olarak, haksız işgal davası ile buna konu filer ve yargısal boyutta izlenebilecek adımlar tüm yönleri ile ele alınmaktadır. Haksız işgalin tanımı ve haksız işgale konu olabilecek örnekler açıklanarak haksız işgal tahliye ve tazminat davaları üzerinde de durulmaktadır. Aynı zamanda Men’i Müdahale Davası ile Ecrimisil davası ve şartları ile ilgili açıklamalar da yazımızın devamında olacaktır.

Haksız İşgal Davası Nedir?

Haksız işgal eski adı ile fuzuli şagil, haksız ve kötü niyetli bir şekilde taşınır ya da taşınmaz bir malın ya da bir hakkın yani bir şeyin kullanılması demektir. Kullanılan şey gerçek kişiye ait olabileceği gibi tüzel kişiye de ait olabilir ya da fuzuli şagil bir gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişilikte olabilir. Ayrıca bu durum üzerinde her hangi bir şekilde ortak mülkiyet olan ortaklık malında bir ya da birden fazla ortağın hakkı olandan fazlasını kullanması ya da tamamını kullanması şeklinde de söz konusu olabilir. Bunun dışında sözleşmesi sona ermiş bir kiracının kiralananı terk etmemesi şeklinde zuhur edebilir. Haksız işgal davası için konu olabilecek örnekler çoğaltılabilir, haksız işgal kavramı günlük yaşantımızda sıkça ve her alanda karşımıza çıkabilecek hukuki bir kavramdır. Haksız işgali önlemenin ve yiten hakları tazmin etmenin idari ve hukuki çeşitli yöntemleri mevcuttur. Bu konuda genel hususlara değinerek okuyucularımıza bir fikir vermek amacıyla makalemizi kaleme aldık, daha ayrıntılı ve spesifik yardım için alanında uzman avukatlarımızın olduğu ofisimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

Aslan Duran Hukuk Bürosu

Aslan & Duran Hukuk bürosu; yaklaşık 23 yıllık hukuki deneyime sahip tecrübeli avukat ve uzman danışmanlardan oluşan bir ekipçe faaliyet göstermektedir. Ofisimiz Avukat Şerife Duran ve Avukat yasemin Berna Aslanbay tarafından kurulmuştur.

Ofisimiz iş ve sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, ceza hukuku, vergi hukuku, aile ve boşanma davaları, gayrimenkul hukuku, icra iflas hukuku, tazminat hukuku, ticaret ve şirketler hukuku, miras hukuku, borçlar hukuku, bilişim hukuku konularında faaliyet göstermektedir.

Müvekkillerimizi yasal hak ve sorumluluklar çerçevesinde temsil etmekteyiz. Müvekkil odaklı çalışma yürütmek ana hedefimizdir. Ankara ilinde bulunan gösteren ofisimiz çalışmaları ile avukat Ankara olarak faaliyetlerine devam etmektedir.

Ofisimiz hakkında daha detaylı bilgiye https://aslanduran.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Yurt Dışı Alacakların Takibi

Bu yazı, yurt dışı alacakların takibi konusunda detaylı bir hukuki kılavuz niteliğinde hazırlanmıştır. Borçlunun yurtdışında yerleşik bir firma ya da birey olması halinde alacağın tahsili çok daha zor ve karmaşık hukuki prosedürlerin izlenmesini gerektirmektedir.

Yurt Dışı Alacaklar Nasıl Doğar?

Sınır ötesi alacaklar, genel olarak yurt dışında yerleşik firma veya kişilerin Türkiye’den mal veya hizmet alımından kaynaklanabilmektedir. Türkiye, hızla artan genç nüfusu, dövize göre TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle daha da düşen maliyetleri ve her geçen artan sayıda kurulan yeni işletmeleri ile büyüyen bir ekonomiye sahiptir. Bu nedenle Türkiye’nin dahil olduğu uluslararası ticaret ağları hemen her sektörde büyük bir yükseliş periyoduna girmiştir.

Yurt Dışı Alacaklar Nasıl Takip Edilebilir?

Sınır ötesi alacakların takibinde 3 ana yöntemin kullanılabileceği belirtilmelidir.

  • dava dışı yollar ile borçluyu ödemeye zorlamak,
  • yurt içinde açılacak davada verilen kararı ilgili ülkede tenfizini sağlamak,
  • yurt dışında doğrudan borçlu aleyhine takibe geçmek

Sınır Ötesi Alacaklar İçin Neden Öncelikle Dava Dışı Yollar Kullanılmalıdır?

Yurt dışı kaynaklı alacakların takibinde ilk başvurulması gereken yöntem dava dışı yöntemlerdir. Bunun ana nedeni, mahkeme yoluyla takibin, uluslararası işlem ve prosedürleri gerektirmesi ve TL karşısında dövizin göreli yüksek olması nedeniyle çok masraflı olabilmesidir. Diğer taraftan bu alacağın resmi yollar ile takibi, hem ulusal hukuk hem ulus-ötesi hukuki işlemlerin yapılmasını gerektirebileceğinden çok uzun sürmektedir. Daha da kötüsü bu zaman sürecinde bütün hukuki aşamaların dikkatle geçilmesine rağmen borçlunun tahsili kabil mal varlığının bulunamaması riskinin de vardır.

Türkiye’de Yatırım Teşvik Rejimi Nasıl İşler?

“Türkiye’de yatırım teşvik rejimi nasıl işler” sorusunun cevaplandırılması, bu yazının ana amacını oluşturmaktadır. Yatırım teşvik rejiminin nasıl alınabileceği, yatırım teşvik belgesi alınmasını müteakip gereken hukuki süreçlerin neler olduğunun ve bu belgenin nasıl korunabileceğinin bilinmesi, özellikle büyük yatırımcılar açısından önem arz eder.

Yatırım Teşvik Rejimi Nedir?

Yukarıda değinilen Kararın 1’nci maddesinden, yatırım teşvik belgesinin amacının, ülkede üretim ve istihdamın ayrıca bölgesel, stratejik ve uluslararası yatırımların artırılması olduğu; yatırım yapan şirketlerin bu amaç doğrultusunda desteklenmesinin amaç olarak benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, yatırımcılara verilen desteklerin de mümkün olduğu ölçüde geniş yorumlanması gerekmektedir.

Bu haliyle tüm dünyada korona virüs salgınının oluşturduğu yeni şartlar nedeniyle; yarı zamanlı veya evden çalışma koşullarının getirdiği yeni ekonomi modeli, pek çok sektörü olumsuz etkilemiştir. Bu durum, domino etkisi yaparak ekonomik olarak pek çok işletmeyi zor duruma sokmuştur. Ancak maalesef dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de halen hissettiğimiz ekonomik sıkıntılar, öyle kolay atlatılabilir düzeyde değildir. Bu gelinen noktada, pek çok firmanın faaliyetine devam etmesinin sağlanması gerekmektedir.

Ülkede pandemi sonrası oluşan şu anki ekonomik koşullar karşısında, devlet kurumlarının üzerine büyük bir yük düşmektedir. Hükümet birimlerinin, özellikle teşvik uygulaması kapsamında, ülke ekonomisine katkıyı artırmak, istihdam ve yurt dışından döviz girdisi sağlamak amacıyla önemli yatırımları teşvik etmesi daha da önemli hale gelmiştir.

Sonuç

Türkiye’de yatırım teşvik rejiminin nasıl işlediğini belirleyen düzenlemeler son derece karmaşıktır. Özellikle, hangi yatırım projesi için hangi yatırım teşvik belgesinin temin edilmesi gerektiği en baştan çok iyi belirlenmelidir. Bunun yanında yatırım teşvik belgesi temin edildikten sonra hangi sürelerde hangi idari prosedürlerin yerine getirilmesi gerektiği konusunda da çok dikkatli adımlar atılmalıdır. Sonuç olarak gerek yatırım teşvik belgesinin alınmasına kadarki idari başvurular ve gerekse yatırım teşvik belgesi kapsamındaki teşviklerden yararlanılabilmesi için yapılması gerekenler konusunda kapsamlı bir hukuki danışmanlık hizmeti alınmalıdır. Bu türden bir hukuki yardımın yokluğu, çok daha masraflı ve uzun sürebilecek yatırım teşvik davalarının idari yargıda açılması ile neticelenebilir.

Varlık Barışı Nedir? Nasıl Yararlanılır?

Varlık barışı hakkında Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ 9 Ağustos 2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu yazımızda yeni düzenlemeye göre varlık barışı konusu tüm yönleriyle incelenecektir. Varlık barışı nedir, nasıl yapılır, varlık barışı son tarih nedir, vergi incelemesi mümkün mü, varlık barışı başvuru formu gerekiyor mu, gibi konular ele alınacaktır.

Varlık Barışı Nedir?

Varlık barışı; çeşitli nedenlerle yurt dışında veya yurt içinde kayıt ve beyan dışı bırakılan para, altın, döviz, taşınmaz (sadece yurtiçi), menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının vergisiz veya düşük oranlı bir vergi alınarak Türkiye‘ye geri getirilmesini veya kayıt ve beyana yansıtılmasına sağlayan önemli bir düzenlemedir.

Varlık Barışından Nasıl Yararlanılır?

Varlık barışı nasıl yapılır? Varlık barışından nasıl yararlanılır? 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 50. maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na Geçici 15. madde eklenmiştir.

Anılan maddeyle yurt dışı varlıklarla ilgili olarak; Gerçek veya tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının 31/3/2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. Yurt dışında bulunan bu varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi (5 Temmuz 2022) itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/3/2023 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Yine bu maddenin yürürlük tarihi (5 Temmuz 2022) itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların en geç 31/3/2023 tarihine kadar defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.

Yurt içinde bulunan ve kayıt ve beyan dışı bırakılan varlıklarla ilgili olarak ise; Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların, 31/3/2023 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilmesi gereklidir. Yurt içinde olup bildirilen ve yurt dışına olup da beyan edilen varlıklar 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim veya beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu madde hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için varlık barışı şartları şu şekildedir; • Pasifte özel fon hesabı açacaklar, • Bu fon hesabı bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecek, • Sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak ve • İşletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir. Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, • Söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekler, bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır. • Bildirim veya beyan tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceklerdir.

Mükellef Olmayanlar Yararlanabilecek midir?

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ise, bu maddede yer alan beyan dışındaki diğer şartlar aranmaksızın madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir. Bunun için, taşınmaz dışındaki varlıkların en geç beyan tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

Harç İstisnası da Mevcut

Beyan edilerek işletme kayıtlarına alınacak taşınmazların işletmeye devrine ilişkin tapuda yapılacak işlemlerden, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harç alınmayacak, bu taşınmazların işletmeye devri 193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesi uygulamasında elden çıkarma sayılmayacaktır.

Varlık Barışı Vergi Ödemesi Var mı?

Peki, varlık barışından yararlanmak için önceki varlık barışından farklı olarak vergi ödenmesi gerekli mi? Gerekli ise bunun oranı nedir? Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden;

30/9/2022 tarihine kadar yapılan bildirimler için %1, 1/10/2022 tarihi ila 31/12/2022 tarihi (bu tarih dahil) arasında yapılan bildirimler için %2, 31/3/2023 tarihine kadar yapılan bildirimler için %3 oranında,

Peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecekler ve aynı sürede ödeyeceklerdir.

Bunun Bir İstisnası Var mıdır?

Şu kadar ki vergi oranı; bildirilen varlıkların, Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edildiği veya yurt dışından getirilerek bu hesaplara yatırıldığı tarihten itibaren en az bir yıl süreyle tutulması halinde %0 olarak uygulanır, yani vergi dışı tutulur. Bu takdirde, banka ve aracı kurumlar tarafından bildirim esnasında tahsil edilerek vergi dairesine ödenen vergi, bildirim sahibinin ilgili vergi dairesine başvurusu üzerine iade edilecektir.

Taşınmazlarla İlgili Vergi Oranı Nedir?

Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %3 oranında vergi tarh edilecek ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

Varlık Barışı Nedeniyle Ödenen Vergiler Gider Ve İndirim Konusu Yapılabilir mi?

Varlık barışı nedeniyle ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Bildirim ve beyana konu edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Varlık Barışının Faydası Nedir?

Peki varlık barışının faydaları ve avantajları nelerdir? Varlık barışı kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamaz. Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen veya beyan edilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır.

Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirim veya beyana konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır.

Varlık Barışı Koşullarının Yerine Getirilmemesi Halinde Ne Olur? Bildirildiği halde, bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ile bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde madde hükmünden yararlanılamaz. Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bu madde kapsamında yapılan bildirim ve beyanlar dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de madde hükmü uygulanmaz. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmez. Tahsil edilmiş olan vergiler red ve iade edilmez. Bildirim ve beyan süresi sona erdikten sonra bildirim veya beyanlara ilişkin düzeltme yapılamaz.

Cebri Boru İmalatı

Cebri boru; regülatör, barajlar veya nehir tipi hidroelektrik santrallerinde, barajın arkasında biriken suyun, hidroelektrik santraline ulaşmasını sağlayan borudur. Bir diğer deyişle hidroelektrik santrallerinde su kaynağı ile türbin arasındaki basınçlı borulara cebri boru denir. Santrallerde bulunan cebri boru içindeki basınç çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Bu nedenle borunun çeşitli noktalarına, genellikle yatayda dönüş yaptığı veya düşeyde yaptığı açının değiştiği noktalara, boruyu desteklemek için mesnet kütleleri ilave edilir.

İşletmemizde cebri boru imalatı t37, St42, St53 çelik saçlardan veya PVC malzemelerden yapılmaktadır. Gerekli hesaplamaları yapılmış olarak gelen talepleriniz doğrultusunda imalat yapılmaktadır. Bunların haricinde hidroelektrik santrallerinde kullanılan, tehlike ihbar vanası, türbin giriş vanası, türbin by-pass vanası, yaylı hava vanası, cebri boru izolasyon vanası gibi ürünlerin imalatı konusunda da faaliyet göstermekteyiz.

Aşağıda şimdiye kadar imalatını yaptığımız bazı hidrolik santral ekipmanlarına ait görsel galeriyi inceleyebilirsiniz. İşletmenize ve ürününüze özel imalat konusunda bizimle iletişime geçebilirsiniz. İşletmemiz imalat için gerekli sertifikalara sahip olup, güvenli imalat yapmaktadır.

1972 yılından bu yana bir çok alanda imalat yapan işletmemizdeki hizmetlerimizden bir tanesi de hidrolik santral ekipmanlarının üretimidir. Bu konuda işletmemizde; cebri boru, transizyon, vana, kapak bağlantı branşmanları vb. imalatlar yapılmaktadır.

Investment Incentive Regime in Turkey

Overall, this article offers a comprehensive overview of the Investment incentives in Turkey. The investment incentive regime in Turkey covers a wide range of incentives for legal and natural entities engaging in different sectors. Foreign investors can also enjoy these incentives on an equal footing. This paper particularly focuses on legal requirements of investment incentive certificates based on the type of the certificate.

Why should you invest in Turkey?

Undoubtedly, Turkey attracts foreign direct investments through its growing economy, a rapidly increasing young population and low production costs. Also Turkey is at the nexus of Asia and Europe. Regarding main benefits of investing in Turkey see our article on Is Turkey Safe for Investment?: Six Advantages to Grow Your Business in Turkey

What does investment incentives mean?

To some extent, it depends on the country profile. To clarify, “Investment incentive” refers to an administrative action dedicated to encouraging foreign and local investors into the domestic market or establishing an effectively functioning national economy. Investment incentive certificates play a key role in implementing “investment incentive policy” in Turkey.

What is the Legal Basis of the Investment Incentive Regime in Turkey?

Above all, the Decree on State Supports (Investment Subsidies) (No: 2012/3305) is central to the investment incentive regime in Turkey. Under Article 1, the objective of this Decree is to regulate the principles and procedures to orient savings to investments with high added value, to increase production and employment, to encourage strategic investments and regional and large scale investments, to attract international direct investments, to decrease regional development differences, to support investments related to environmental protection and to support research and development activities.

What is the investment incentive certificate?

In accordance with Article 1, the main target with the investment incentive certificate is to increase production and employment, as well as regional, strategic and international investments. New emerging working and economic conditions caused by the coronavirus epidemic all over the world has adversely affected many sectors. By all means, this situation had a detrimental effect upon a wide range of corporations. In the face of the current economic conditions after the pandemic in Turkey, it has become even more important for the domestic authorities to encourage investors from every single sector. In providing employment and foreign currency inflow from abroad, the legal or natural entities seeking investment incentives make a great contribution to the financial conditions of Turkey within the scope of the incentive application or existing certificate,

What are examples of investment incentives in Turkey?

In general there are 8 main areas of state support within the context of an investment incentive certificate: • Customs Duty Exemption • VAT Exemption • VAT Refund • Interest/Profit Share Support • Social Security Premium Support (Employer’s Share) • Social Security Premium Support (Employee’s Share) • Income Tax Withholding Support • Tax Deduction

However, it is obligatory that the investments in the relevant incentive certificate are made on time. Once the investment project is not realized on time, an additional period of time may be asked and granted. Passing deadlines is subject to cancellation of the relevant certificate.

What are the main types of investment incentive certificates? The scope and nature of investment incentive certificates are changeable on the grounds of type of the certificate and incentive scheme. At the present time, there are four main incentive schemes: general investment incentive scheme, regional investment incentive scheme, priority investment incentive scheme, strategic investment incentive scheme.

Who can apply for an Investment Incentive Certificate?

Legal and natural persons, partnerships, stock corporations, cooperatives, joint ventures, public institutions and agencies, public professional organizations, associations and foundations, Turkish branches of foreign based companies can benefit from state support granted under the Investment Incentives Program of Turkey. How can you apply for an investment incentive certificate? It is noteworthy that applications can be brought online via the electronic incentive implementation system, formally known as E-TUYS in Turkey.

Where should you apply for an investment incentive certificate?

The main competent national authority for investment incentive certificates is the Ministry of Industry and Technology. In other words, investors can make applications to the Ministry of Industry and Technology in order to enjoy an incentive certificate. Having said that, local governmental agencies or different Ministries may take part in preparing incentive certificates under certain circumstances.

Conclusion

Consequently, the regulations as to the question of how the investment incentive regime works in Turkey are extremely complex. Particularly, very careful steps should be taken in compliance with the type of incentive certificate. Applicants have to satisfy all criteria set for each scheme. Necessary administrative procedures should be carried out step by step. Besides, effective time management is needed. A comprehensive legal consultancy service might be very helpful in determining what needs to be done for an incentive certificate and/or how to benefit maximum from an investment incentive certificate. The absence of such legal assistance may lead to unintended administrative steps and even investment incentive lawsuits, which may be much more costly and lengthy.

Amerikada Ev Almak

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) ev satın almak, denizaşırı yatırım yapmanın zor yollarından biri olarak görünmektedir. Bu yazı, esas olarak vatandaşlık ile mülkiyet hakkının kullanılması arasındaki güçlü ilişkinin vurgulanmasını ve ayrıca Amerikada ev almak ile ilgilenen yabancılar için ulusal yasal gereklilikleri analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Mülkiyet Hakkı neden önemlidir?

Mülkiyet hakkı, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi de dâhil olmak üzere önde gelen uluslararası belgelerle güvence altına alınmıştır. Sözleşme’ye ek 1 No’lu Protokol’ün 1’nci maddesine göre, herkesin ‘mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır’. Benzer şekilde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17’nci maddesi de, mülk sahibi olma hakkını düzenlemektedir. Bu haliyle, mülkiyetin korunması hakkının, uluslararası garanti altına alınmış bir haktır.

Yabancı ülkelere yapılacak gayrimenkul yatırımları neden çok önemli görülüyor?

Küresel mali piyasalarda büyük bir ekonomik gerileme ve kargaşa yaşanmaktadır. Bu türden bir finansal çöküşe rağmen önde gelen para birimlerinin sınırsız gücü her geçen gün artmaktadır. Böylesi bir ortamda, insanların ulusal sınırların ötesinde uygun yatırımlar yapmaya çok hevesli olduğunu görmek gayet normal karşılanmalıdır. Bu nedenle, gayrimenkul yatırımları, özellikle ticari işletmelerin bu yöndeki talebinin karşılanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Ancak bu şartlar altında, yabancı yatırımcının, doğru ülke ile birlikte doğru araziyi veya kuruluşu bulması gerektiği açıktır.

Gayrimenkul yatırım uyuşmazlıkları neden çok karmaşıktır?

Gayrimenkul hukuku, vergi hukuku, vatandaşlık hukuku ve idare hukuku dâhil olmak üzere çeşitli hukuk dallarının uygulanmasıyla doğrudan ilintili olan bir hukuk dalıdır. Bu nedenle, gayrimenkulden kaynaklanan davalar, diğerlerine göre göreceli olarak çok karmaşıktır ve her halde uzun zaman almaktadır. Her bir anlaşmazlık, uygun bir çözüme varılabilmesi için kapsamlı bir çalışmayı gerektirir.

Vatandaşlık süresi ile mülkiyet hakkı arasındaki ilişki nedir?

Uluslararası kabul görmüş ilkelere göre, vatandaşlık doğumda veya doğumdan sonra vatandaşlığa kabul yoluyla kazanılabilir. Bu bağlamda, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu da benzer hükümlere sahiptir. Gayrimenkul hukuku, genel olarak, herhangi bir taşınmaz eşyanın kalıcı olarak mülkiyetini, kontrolünü ve kullanımını içerir. Mülkiyet hakkı da dâhil olmak üzere medeni, ekonomik ve sosyal hakların kullanılması ise esas olarak ulusal mevzuata göre vatandaşlıktan yararlanılmasına bağlıdır. Ayrıca yabancı yatırımcı sayısındaki artış, dünyadaki birçok ülke tarafından endişe konusu olarak görülmektedir. Ulusal hükümetler, ulusal ürün ve markaların korunması kaygısıyla yabancı kişilere veya yabancı şirketlere ciddi yasal koşullar getirebilir. Bununla birlikte, çok az devlet, bir gayrimenkule sahip olunabilmesi için vatandaşlık aramamaktadır. Dahası, vatandaşlığın kazanılması, ilgili ülkede bir gayrimenkulün mülkiyetinin edinilmesi gibi bazı yasal gerekliliklere bağlanmıştır. Ev sahibi olmak, o devletlerde yabancılar tarafından, vatandaşlık alınmasının pürüzsüz bir yolu olarak görülmektedir. Örneğin Türkiye’de 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki bir taşınmazın, tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi konulması şartıyla satın alınması halinde Türk vatandaşlığı yolu açılmaktadır.

Ne var ki, gayrimenkul ediniminin yabancılara doğrudan ABD vatandaşlığı kazanma şansı vermediğini belirtmek gerekir. Ancak, ABD’de ticari bir işletme kurmak üzere ABD’de yatırım yapmanın bir aracı olarak satın alınan gayrimenkul, “kalıcı oturma izni” veya “yatırımcı vizesi” başvurusu için kapı aranabilmesini sağlayabilecektir. Bu nedenle, ev sahipliğinin, uzun vadede bir şekilde ABD oturma iznini daha kolay hale getirebilmesi her halde mümkündür.

ABD’de yabancıların gayrimenkul sahibi olması çok mu zor?

Bir ev satın almak için gereken yasal koşullar, esasen vatandaş veya vatandaş olunmamasına göre ülkeden ülkeye değişebilir. ABD için de durum böyledir. Bununla birlikte, ev satın almanın ABD’de vatandaşlık belgesine veya oturum iznine bağlı olmadığının altını çizmek gerekir. Ulusal yasal rejim, ABD’deki herhangi bir yatırım için yabancı şirketlere veya gerçek kişilere belirli yasal zorunluluklar getirir. İlgili gereklilikler, vergisel yükümlülükler (tax payment) ve kayıt yükümlülüğünden (registration obligation) ibarettir. Bu tür düzenlemeler, dış yatırımlar için “prosedürler” veya bir dereceye kadar “yasaklamalardan ziyade “sınırlamalar” olarak kabul edilebilir. Böylece, ABD vatandaşı olmayanlara, söz konusu ihtiyaçları karşılamaları koşuluyla bir işletme satın alma fırsatı verilmektedir. Gayrimenkul yasal çerçevesine göre doğru yasal işlem yapılırsa gayrimenkul alımı düşünüldüğünden daha kolaydır. Yukarıda bahsedilen açıklamaların ışığında, ABD’de vatandaşlığın, ev satın almak için gerekli bir ön-şart olmadığını vurgulamak kolaydır; ancak ev satın almak, ABD oturma izni için gerekecek potansiyel bir kapıdır.

Birleşme ve Devralmalar

Şirket birleşme ve devralma süreci bir çok hukuki alanı birlikte ilgilendirdiğinden, çok dikkat gerektiren işlemler bütünü olarak takip edilmelidir. Bu anlamda birleşme ve devralma hukuk bürosu olarak faaliyet gösteren Pi Hukuk ve Danışmanlık Ofisinde süreç uzman avukatlar marifetiyle takip edilmektedir.

Birleşme – Şirket Evliliği

Birleşme, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 134’üncü maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Söz konusu Kanuna göre, “şirketlerin birleşmesi”nin, bir şirketin diğerini devralması veya yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri yoluyla gerçekleştirilebileceği ve birleşmenin, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle olacağı hükme bağlanmıştır.

Sürecin İşleyişi

Bu kapsamda, şirket birleşme ve devralma işlemleri, ya da kamuoyunda bilindiği şekliyle “şirket evlilikleri”, başta ticaret hukuku olmak üzere rekabet hukuku, ekonomi hukuku, borçlar hukuku, iş hukuku, sermaye piyasası hukuku gibi hukukun çeşitli alt dallarını da yakından ilgilendirmektedir. Bu durum, birleşme ve devralmaların çok dikkat gerektiren yasal prosedürler ile karmaşık bir kısım işlemlerin sıralanmasıyla gerçekleştirilebileceğini göstermektedir.

Pi Hukuk ve Danışmanlık

Pi Hukuk Danışmanlık, birleşme ve devralma işlemleri konusunda tecrübeli avukatları aracılığı ile hem yerel ve hem de uluslararası alanda şirket birleşmelerinin hazırlanması, organize edilmesi ve yürürlüğe konulması ile gerekli izin ve ruhsatların alınmasında gerekecek her türlü hukuki yardım hizmetini sunmaktadır.

Özellikle birleşme/devralma anlaşmalarının hazırlanmasında, bu anlaşmaların müzakere edilmesinde ve hem alıcı hem satıcı arasında uzlaşmayı sağlayıcı formüllerin geliştirilmesinde, tecrübeli çalışanlarımız, birleşme ve devralma işlemlerinin her iki taraf için de hasarsız olarak neticelendirilebilmesi konusunda dikkate değer bir rol oynamaktadır. Bu çerçevede, kamu ve özel şirketlerin satışı ve devri, şirketlerin bölünmesi, şirketlerin bir bölümünün veya aktif değerlerinin devri ve temliki konularında da danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Deneyimli kadromuz tarafından, gerek birleşme ve gerekse devralma tarafını temsil ettiğimiz çalışmalarda, teklif aşamasından başlamak üzere entegrasyon süreci tamamlanıncaya kadar birleşme işleminin tüm safhalarında hukuki yardım sunulmaktadır. Şirket birleşme ve devralma işlemlerinde hukuki danışmanlık hizmeti verdiğimiz müvekkil portföyümüz ise ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren sermaye şirketlerinden, kooperatiflere veya şahıs şirketlerine kadar geniş bir yelpazeden oluşmaktadır.

Aile ve Boşanma Hukuku

Aile hukuku; aileye ilişkin her türlü konuyu düzenleyen, Türk Medeni Kanununda yer alan bir hukuk dalıdır. Aile hukuku özet olarak evlilik hukuku olarak da tanımlanabilir. Toplum içindeki düzen ve aile birliğinin korunmasını amaçlamaktadır. Ofisimiz konusunda uzmanlaşmış, deneyimli Ankara boşanma avukatı olarak her zaman yanınızdadır.

Boşanma, aile hukukunun ana konularından biridir. Boşanma davaları hangi sebeple olursa olsun aile mahkemelerinde görülür. Boşanma gerekçeleri de Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir. İyi bir Ankara boşanma avukatı ile çalışmak bu zorlu süreci kolaylaştırarak haklarınızın korunmasını sağlar.